banner17
29 Eylül 2021 Çarşamba

MERZİFON İÇİN ALINAN KISITLAMA KARARLARI

iki liderin geldiği nokta " Tükeniş ve Tüketiş"

Gelecek Partisi Merzifon ilçe Başkanı Hacı Bekir Kurt; Cumhur İttifakının liderlerinden biri kurucu liderini(cennet mekan) diğeri fikir hocasını(cennet mekan) ve gömleğini çıkartmak sureti ile fikriyatını terk edip ve ahde vefadan bile uzaklaşıp Tükeniş ve Tüketiş noktasına geldiklerini ifade etti.

19 Ağustos 2021 Perşembe 12:06
Bu haber 137 kez okundu
iki liderin geldiği nokta

 Gazetemiz ziyaretinde gündeme dair açıklamalarda bulunan Gelecek Partisi Merzifon ilçe Başkanı Hacı Bekir Kurt; "Aziz Türk milletinin din, dil, tarih, eğitim, kültür ve medeniyetinin istiklal, istikbal ve istikrarını, kader, sevinç, bilinç, şuur, tüm varlık ve değerlerini korumak, kollamak ve daim kılmak için kendinden, can mal ve muazzez bildiği tüm kutsallara yeğ tuttuğu iddiasında bulunan, bunu dava ettiğini, kendi fikir, görüş ve düşüncelerini en makul ve makbul gören, düşünüş ve duruşunu bunun üzerine inşaa edip, devletin ve dinin tek hamisi hatta fedaisi olduğunu her fırsatta beyan ve hatta dayayan, vatan, millet, ümmet ve bayrak sevgisinin tek banisi bir siyasi geleneğin içinde ancak, değer 

ve hedeflerinin gerisinde, rota ve istikametinden şaşmış(kendi tabiri ile avara kasnak gibi), kendini, davasını ve yol arkadaşlarını bir bilinmezliği destekte heba, tüm kutsiyetlerini kendi eksik ve kusurları için berheva eden, biri kurucu liderini(cennet mekan) diğeri fikir hocasını(cennet mekan) ve gömleğini çıkartmak sureti ile fikriyatını terk edip ve ahde vefadan bile uzaklaşan iki liderin son geldiği nihayet noktası malum; Tükeniş ve Tüketiş.

Artık teveccüh kaybı diye bir kaygısı kalmamış ve kendi samimi arkadaşlarının bile dile getirdiği soruları yanıtsız bırakmıştır. Hangi milli? Ne yerli? Kimin milliyetçisi?

Son yaşanan sınır ihlal, görevi ihmal ve milli varlığımız orman yangın, sel, toplumsal tahrik ve milli bilincimizi tahrip provokasyonlarının şok etkisi ile mi bilinmez; bir ayılma, ayıkma, uyanma, hatta özüne dönme hali tecelli etti. ''zararın neresinden dönersen kardır'' ata sözünü hatırlattı

cılız, sıska ve zayıf bir bağrış, kuru yaygara da olsa, tatlı sert bir eda, bir ikaz, itiraz görüntüsü babında ve mayhoş, kekre bir tatta.

Ama, bu çıkışma muhalefete olsaydı, hırçın, itici ve sevimsiz bir küfür ve gün görmemiş kelimelerden müteşekkil olurdu. Müşkül bir halde olduğu aşikar ancak, ''Ölüm de var'' deyip bir irkilme, ayarlarına dönme bekliyor milletimiz iktidar liderlerinden. Bir yeter artık! Bir tamam! Özellikle de sayın Bahçeli'den ama, yine olmadı, yine olamadı ve yine çark.

Hal bu ki;, milli birlik ve beraberliğimiz, nüfus, huzur, asayiş ve vatan bütünlüğümüz ki; dava konularının yekünü  tehlike altında iken, ilk karşı duruş ve karşı tavrı bu adresten beklemek makul bir beklenti aslında.

 Dört ya da sekiz milyon olduğu tahmin edilen(kesin veri yok, TÜİK veremedi) geçici korumamız altındaki Suriyeli var iken, bunlar için Türk milletinin cebinden en az seksen beş milyar dolar harcanmış, vatan sevgisini, birileri Suriyeli bir çocuğun gözlerinden öğrenmiş iken, onları çekerseniz ekonomi çöker diyenler çıkmış, önce buradan Türkler gidecek diyenler çıkar iken, hazine ve maliye ile ilgili sorular yanıtsız kalmış, doksan dört bin silah kayıp iken, dört milyon dolar yok diye THK yangın söndürme uçakları çürümeye terk edilmiş, ülkenin tüm ormanları maden bahanesi ile turizm bakanlığına devredilmiş,f-35 projesine ödediğimiz bir buçuk milyar dolarımız dururken, onlar alacaklarını söke-söke alırlar denmiş,s-400 projesine  (ki haklı alınmıştır)iki buçuk milyar dolar verip aktifleştirememiş iken, ekonomik ve pandemik sorunlara, karşılıksız hibe beklentileri yerine, borçlandırma teşvikleri yapılmış, otuz milyon dolar Somali'ye (yada orada hangi firmaya ise)hibe verilmiş, birde üstüne üstük ABD eli ile Afgan gizli asker göçü olması dayanılamaz bir atak olarak değerlendirilir beklentisi oluşturdu belki, diye umur ve umulur ancak, nafile...

Kaldı ki; ''bunlar ABD namı hesabına çalışmış,(asker, istihbarat elemanı, polis, memur vs) onlara gönülden bağlı bir güruh''derler diye umduk. Meydan okur gibi, akın-akın, yayan ve İran topraklarını geçerek ülkemizin her tarafına yayılıyorlar. Bu mağdur diye diretilen insanların tamamı genç ve erkek. Birileri için çalışa bilecek ve hatta savaşa bilecek ekonomik sorunlu ve kaybedecek bir şeyi olmayan insanlar. Hala mağdur ve masum edebiyatı yapmak pek makul değil, ''bu milletten ne gizleniyor ise biran önce ortaya çıkarılmalıdır'' çıkışı bekledik. Bu insanlara vatandaşlık verme yükümlülüğü ABD'nindir, bizim değil. Teşne yapılıyor ise bu millete yapıla bilecek en büyük kötülük olacaktır, bizim bunu kabul etmemiz mümkün değil denmeliydi. Zira alevi-sünnî ile, sağcı-solcu ile, Türk-Kürt ile, dinci-laik ile yapılamayan, darbe ile gelemeyen, bizi birbirimize düşürüp iç savaşa veya çatışmaya sürükleyemeyenler bunlar eli ile yapmaları çok mu zor olur? Bu kurgu küresel bir tezgahın senaryosu olamaz mı? Dikkat-dikkat hey hat! Bile bile lades mi diyelim? Yoksa dur mu? Ve bu kayıtsız şartsız teslimiyet finansmanın iyi yönetilememesinin bir sonucudur, iyi yönetmenin değil"dedi.

 

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
YAZARLAR Tümü
SON YORUMLAR
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Merzifon belediyesinin çalışmalarını başarılı buluyormusunuz ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV