banner17
24 Eylül 2020 Perşembe

AK PARTİLİ DİKMEN; "TADIMIZ KAÇTI" !

MUHTARLAR HAK ETTİĞİ DEĞERİ HALEN ALAMIYOR

Milletvekili Tuncer, Muhtarlara yönelik hayata geçirilen bazı uygulamalar olduğunu fakat halen hak ettikleri değeri alamadıklarını dile getirip; "bu ülkede 4 yılda, 5 yılda bir yapılan seçimlerin bu ülke yönetiminde yerel ve merkezi anlamda etkili olduğunu düşünüyorsak, seçilmiş kişilere o değeri vereceğiz. O değer muhtara verilen değer değildir seçilmiş kişiye verilen değer, onu seçen o milletin halkın iradesine verilen değerdir"dedi.

21 Ekim 2019 Pazartesi 09:28
Bu haber 260 kez okundu
MUHTARLAR HAK ETTİĞİ DEĞERİ  HALEN ALAMIYOR

 Amasya'da muhtarlar günü vesilesiyle gerçekleştirilen toplantıda muhtarlara seslenen CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer; " Muhtarlar gününüz kutlu olsun. Kıymetiniz, değeriniz her zaman bilinsin , hiç eksilmesin. Ben bir muhtar oğluyum, Babam 1973 ve yanılmıyorsam 1989 yıllarında ilk defa köyümüzde muhtarlık yaptı. 1973’deki muhtarlık çok kıymetliydi çünkü köyde tek bir telefon var çevirmeli, oda muhtar evinde. O yüzden bütün köy o evi mutlaka ziyaret ederdi. O yüzden muhtarlığı çok önemsiyorum Allah sağlık ömür verirse de bu işi tamamladıktan sonra köyde evim var. Köyde de muhtar olacağım. Eğer köylü takdir ederse . Bu benim idealimdir çocukluktan beri. Sevgili dostlar, muhtarlarımız kıymetli, değerli dedik. Bunu şu şekilde biraz açmak istiyorum. Gerçekten özellikle  köylerde muhtarlarımız oradaki yaşayan insanların bazen annesi, bazen babası , bazen de  sırdaşıdır. Muhtarlar o yörenin yeri gelir jandarmasıdır, yeri gelir polisidir, yeri gelir savcısı, yeri gelir hakimidir. Çoğu köylerden şehire  birçok anlaşmazlık, uyuşmazlık hiç gelmez. Bunun sebebi o köylünün önce muhtara müracaat etmesi, muhtar ve ihtiyar heyetiyle o işin halledilmesi, çözülmesidir. Ama bunun yanında muhtarlarımız hak ettiği değeri alıyor mu? çokta almıyor. Ben 2017 yılı bütçe görüşmelerinde  aralık 2016’da bütçe konuşmamı muhtarlarımız üzerine ayırmıştım. Muhtarlarımızın sorunları üzerine hem mevzuatsal, hem de fiziki anlamda sorunlar üzerinde konuşmuştum. 2016 yılından sonraki o konuşma neticesinde 2017 yılında referandum öncesinde belirttiğimiz sorunlardan bir kısmı muhtarlarımıza iade edildi ama hala gerekli her şey yapılmış  değil. O sorunlar nelerdi önce kişisel anlamda söyleyeyim muhtarlarımızın bağkur primi sorunu vardı. Seçilmiş herkes, Belediye Başkanıdır, Milletvekilidir, Bakanıdır, Başbakanıdır , Cumhurbaşkanıdır sigorta primleri devlet tarafından karşılanıyordu, çalıştığı kurumca karşılanıyordu ama muhtarlarımızın bağkur sorunları maalesef muhtarı kendince ödeniyordu. Yine muhtarlarımıza muhtarlık yaptığı görev süresince silah taşıma ruhsatı veriliyor, taşıma harcı alınmıyordu. Ama görev sonunda diğer seçilmişler bu haktan aynı şekilde yararlanmaya devam ederken, muhtarlarımız maalesef silah ruhsatını devam ettirmek isterse harçlarını kendi cebinden yatırması gerekiyordu ve muhtarlarımızın ödenekleri gerçek anlamda düşüktü şimdi ise bu üç tane unsur 2017 referandumu öncesinde düzeltilmiş oldu, eğer bunda benimde meclisteki o konuşmamın bir etkisi olduysa çok mutlu ve keyifli olurum. Fakat bunun yanında muhtarlarımızla ilgili halen yapılmayan meseleler var. Özellikle mahalle muhtarlarımızın sorunu büyük. Mahalle muhtarlarımız her ne kadar sandıktan muhtar olarak çıksa da kendilerini tanımlayan ya da kendilerine görev tanımı yapılan yetkileri, yetkisizlikleriyle ilgili hiçbir mevzuata tabi değiller. Bu bağlamda , bu ülkede mahalle muhtarlıklarıyla ilgili aynı köy kanunu nasıl varsa, mahalle muhtarlıklarıyla ilgili de bir mahalle muhtarlığı kanunu yada bunula ilgili doğrudan doğruya bir mevzuatın mutlaka ve mutlaka çıkartılması gerekiyor. İkinci bir husus tüm illerde ilçelerde kent konseyleri oluşturuldu, kent konseylerinde muhtarlarımızda görev alıyor ama kent konseyleri de muhtarlarımızın icracı anlamda bir yetkisi yok. Nasıl ki aile toplumun en küçük birimi muhtarlarda devlet idaresinin en küçük birimi. Eğer muhtarları yok sayarsak yada görmemezlikten gelirsek bizim en ücra köşeye ulaşmamız mümkün değildir. Bu bağlamda adeta devlet idaresinin illerde ilçelerde eli ayağı durumunda olan muhtarların kent konseylerinde de daha yetkili ve daha etkin hale getirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Yine o zaman önermiştim, bu önerim gerçekleşmedi. Umarım gerçekleşir.  Tüm seçilmişleri arkadaşlar hususi pasaport veriliyor, mesela biz milletvekillerine diplomatik adı altında pasaport veriliyor ama muhtarlarımızda bildiğim kadarıyla hala bir düzenleme yok eğer varsa lütfen beni düzeltin. Herhangi bir hususi pasaport verilmiyor. Hususi pasaportun muhtarlara da düzenlenmesi gerekiyor. Bir diğer husus muhtarlarımız, değerli dostlar seçilmiş kişilerdir. Seçimle gelmişlerdir. Bir tarafta devlet idaresi vardır, bir tarafta da millet iradesi vardır. Devlet iradesiyle millet iradesi çakıştığında, e tabi ki devletin devamı için  devlet iradesi üstün tutulur. O hepimizin kabulüdür. Ama maalesef ben sahada olan bir kardeşinizim. Her yere ulaşmaya çalışıyorum. Muhtarlarımıza kurum ve kuruluşlarda hak ettiği değer verilmiyor. Atanmış kişiler, seçilmiş muhtarları kapının önünde bekletmekten zevk alıyorlar. Atanmış kişiler makama girdiğinde  sayın valim sizi tenzih ediyorum bu konuda davranışınızı çok iyi biliyorum. Atanmış kişiler  o seçilmiş muhtarlarımızı azarlıyorlar. Benim makamıma niye önünü düğmelemedin girdin diye tepki koyuyorlar. Yeri geliyor koltuğa oturtmuyorlar. Değerli dostlar eğer demokrasiye gerçekten inanıyorsak, demokrasiyi savunuyorsak ve bu ülkede 4 yılda, 5 yılda bir yapılan seçimlerin bu ülke yönetiminde yerel ve merkezi anlamda etkili olduğunu düşünüyorsak, seçilmiş kişilere o değeri vereceğiz. O değer muhtara verilen değer değildir seçilmiş kişiye verilen değer, onu seçen o milletin halkın iradesine verilen değerdir. Bununda mutlaka daha etkin ve düzeltilmesi gerekiyor. Bir diğer husus Türkiye Cumhuriyetinde gerçekten 82 milyon kişi adeta gökkuşağındaki o yedi renk gibi yan yana keyifle  ve ahenkle yaşıyoruz. Ama maalesef Amasya’mızda belki çok çok az bu ama diğer illerde kendini daha bariz gösteriyor. Muhtarın siyasi düşüncesinden dolayı hizmet az yapılabiliyor. Muhtarın siyasi düşüncesi olur. Herkesin olur. İnsan olan sosyal varlık olan insanın mutlaka ve mutlaka siyaseti olacak. Ama iş hizmete geldiğinde siyaseti bir tarafa bırakıp eşit hizmeti vermek, onlara o itibarı ve o eşitliği meslek babında göstermek asli görevimizdir"dedi.

 

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
YAZARLAR Tümü
SON YORUMLAR
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Merzifon belediyesinin çalışmalarını başarılı buluyormusunuz ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV