banner17
10 Mayıs 2021 Pazartesi

MERZİFON İÇİN ALINAN KISITLAMA KARARLARI

Soykırım İddalarına tepki gösterdi

"Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden, 24 Nisan Günü maalesef Ermeni Olayları ile alakalı soykırım ifadesini kullandı. Bu ülkemiz gündeminde önemli bir yer tuttu. Bu ifadesini kesinlikle kabul etmiyoruz"diyen Milletvekili Çilez, HDP, CHP ve İYİ Parti’nin Tutumunu eleştirdi.

29 Nisan 2021 Perşembe 09:29
Bu haber 134 kez okundu
Soykırım İddalarına tepki gösterdi

 Ak Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez TBMM'de yaptığı basın açıklamasında; "

Amerika Birleşik Devletleri Tarihi, Batı devletlerinin tarihi, bizatihi kendisi soykırım tarihidir.

Kendi tarihleri ‘kara leke’ ile dolu olan devletler, ülkemize bu konu ile alakalı bir ‘kara leke’ çalmak istiyorlar.

Aziz ve Asil Türk Milleti tarihteki yolculuğuna başladıktan sonra; İslam'la müşerref olmuş ve kavimler göçünün etkisiyle batıya doğru ilerlemeye başlamıştır.

Gittiği her yere; Barışı, huzuru, adaleti ve Allah'ın adını götürmüştür.

Allah'ın adını götürme düsturundan başka hiçbir emeli gayesi olmamıştır.

Bu sebeple de milletimizin bu tarihteki yürüyüşünde hiçbir soykırım veya hiçbir kimseye zulüm olayını görmeniz mümkün değildir.

Bu yüzden batılı devletler milletimize, tarihimize bir kara leke çalmak için 1915 yılındaki Ermeni olaylarını soykırım olarak ilan etmek için var güçleriyle çalışıyorlar.

Güneş balçıkla sıvanmaz.

Tarihi gerçeklerin hepsi tamamı ortadadır.

Sayın Cumhurbaşkanımız bunu açık yüreklilikle söylüyor.

Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı olarak  "arşivler orada gelin, açın, bakın ne varsa ortaya dökün" diyor.

İlimi, bilimi ve tarihi referans alalım diyor.

Ama bu kimsenin işine gelmediğinden ötürü, siyasi emellerine alet etmek istediği için bu olayları, soykırım ifadesin en aymaz bir şekilde kullanıyorlar. Kışkışlığını yapıyor da HDP’ ye ne oluyor?

Hiçbir ilmi ve tarihi gerçekliği yokken soykırım ifadesini neden kullandılar?

İlimi, bilimi, insan haklarını, demokrasiyi, sanatı ve çevreyi bütün bu güzel argümanların hepsini işine geldiği ve yaradığı kadar, kullanan bir partidir HDP.

HDP, Amerika’yla, Fransa’yla, Ermenilerle ağız birliği etmiştir. 

Biz diyoruz ki; Tarihçiler orada.

Belgeler orada.

İlim ve bilim orada.

Açılsın, bakılsın diyoruz.

Ama HDP gördüğünüz üzre, ne ilimin yanında ne bilimin yanında.

Ne tarihin yanında!

Ne de gerçeğin yanında...

Kendi işine geldiği gibi davranmak da ısrar ediyor.

Tabii HDP' den de bu beklenirdi.

HDP bunu yapar mı?

Yapar.

Çünkü HDP, milletin, memleketin ve devletin menfaatine ne varsa bunun karşısında olmuştur.

Ve yine devletimizin, milletimizin aleyhinde hangi iş varsa gidip o kapının önüne yatmıştır. Onlardan da zaten bunu beklenir. Ama işin ilginç tarafı Cumhur İttifakı içerisinde yer almayan partiler, HDP’ ye ağzını açıp tek bir kelime söylememiştir. Mecliste grubu bulunan Cumhuriyet Halk Partisi ve İyi Parti bu hususta en çok dikkat çeken partilerdir. HDP’ ye en ufak bir kelime söyleyememişlerdir.

24 Nisan 2021 tarihi Türk siyaset tarihinde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Artık ayan beyan ortada olan her şey, daha da parlak şeffaf ve net şekilde ortaya çıkmıştır.

Biz beton sektöründe kum alırız, kumdan beton yaparız. Yaptığımız kumun kirliliğinin analizini yapmak için metilen mavisi deneyini yaparız. Metilen mavisi deneyi uyguladığımızda o kumun ne kadar kirli olduğunu görür üretimde kullanır veya kullanmayız, reddederiz malzemeyi. İşte 24 Nisan 2021 tarihi de Türk siyaset tarihi için adeta metilen mavisi deneyi gibi olmuştur. Kim kirli kim temiz tüm açıklığı ile ortaya çıkmıştır. Evet siyasi partiler bir deklarasyon yayınlamış olabilir. Hepsi değişik vasıtayla ağızlarının ucuyla da olsa Amerika'ya bir şeyler söylemeye gayret etmiş olabilirler. Onlar ne kadar samimi söylediler ölçecek değilim hepsini kabul ederim. Ama yine aynı soykırım söyleminin taraftarı olan hemen mecliste genel kurulda oturan, HDP sıralarına dönüp bir şey söyleyememeleri maalesef siyasetin muhalefet açısından ne kadar kirlendiğini ortaya koymaktadır. Ben bu hususu özellikle milletimizin dikkatine sunmak istedim. 400 - 500 yıl gibi bir süre Ermenilerle Türkler ve diğer bütün unsurlar kardeşçe yaşamıştır. Osmanlı'nın gittiği hiçbir yerde kavga gürültü olmamıştır. Taki 1830'lu yıllara gelene kadar Ermenilerde en ufak bir hareket olmamıştır. Ermeni olaylarının ne olduğunu nasıl olduğunu bilmek için benimde seçim çevrem olan Amasya ve Merzifon çevresindeki Ermeni olaylarına bakmak yeterlidir. Özellikle Amasya’mızın Merzifon ilçesindeki Amerikan Koleji'nin kurulması ile birlikte misyoner faaliyetlerin Board isimli Amerikalı teşkilat tarafından nasıl organize edildiğine merak eden herkes çok rahatlıkla bakabilir. Ermeni gençlerin nasıl faşizan bir tavırla misyonerlik faaliyetleri ile yetiştirildiğini, yetişen gençlerin daha sonra Anadolu'nun değişik yerlerinde dağılarak neler yaptıklarını, hangi faaliyetlerde bulunduklarını hepimiz o tarihi belgelerde çok rahatlıkla okuyabiliriz. Bugün Merzifon Fen Lisesi olarak hizmet eden Amerikan Koleji bir ilim yuvası, geleceğin gençlerini yetiştiren bir kurum olarak pırıl pırıl parlamaktadır. Bu okulun geçmişte Ermeni ve Hristiyan tebaa üzerinde çok olumsuz faaliyetleri olmuştur.

İşin köküne bakıldığı zaman yine Amerikan emperyalizmi ile karşılaşıyorsunuz. Ermeni olayları tarihinin derinine indiğimiz zaman, olay çok geniş bir olay. Uzun bir tarihi süreç söylediğim gibi. Bunu tarihçilere açacağız, belgeleri ortaya sunacağız. Onlar da bu belgelere bakacak tarihi gerçeklikleri ortaya çıkaracaklar. Biz ekşi yemedik ki karnımız ağrısın. Bizim millet olarak bundan en ufak bir olumsuz düşüncemiz yok. Kesinlikle bizim milletimiz soykırım gibi bir olayın içerisinde hiçbir döneminde olmamıştır. 1915'te de olmamıştır. I.Dünya Savaşı'nda koskoca bir imparatorluk yıkılmıştır. İmparatorluğun içerisindeki bütün insanlar bu yıkımdan olumsuz şekilde etkilenmiştir. Bu etkilenmeleri farklı yönde farklı şekilde değerlendirmek çok yanlıştır.

İşin aslında bazı ermeni vatandaşların ve çetelerin yaptıkları hal, hareket ve kışkırtmaları unutmamak lazım.

Son olarak şunu söylemek istiyorum;

O dönemde kurulan Hınçak ve Taşnak çeteleri ülkemize çok büyük zarar vermişlerdir. Yıkım sürecinde rolleri vardır. Yine daha sonra Ermeni Asala Terör örgütü tezahür etmiştir. O da canımızı çok yakmıştır. Ama nihayetlenmiştir. Bugün de Pkk terör örgütü canımızı yakıyor. Bu terör silsilesi Taşnak, Hınçak, Asala, Pkk bunların hepsi emparyalist güçlerin taşeron örgütleridir. Nasıl ki Taşnak, Hınçak, Asala örgütleri bittiyse, Pkk terör örgütü de en kısa zamanda inşallah bitecektir. Onlardan medet umanlar da yelkenleri suya indirecektir. Ben bu vesile ile hepinize çok teşekkür ediyorum Allah'a emanet olun diyorum"ifadelerine yer verdi.

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
YAZARLAR Tümü
SON YORUMLAR
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Merzifon belediyesinin çalışmalarını başarılı buluyormusunuz ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV