banner17
28 Kasım 2020 Cumartesi

AK PARTİLİ DİKMEN; "TADIMIZ KAÇTI" !

Yalana alışmış, kanıksamış bir millet olduk

Merzifon Saadet Partisi İlçe Başkanı Ahmet Şahin gazetemizi ziyareti sırasında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

18 Ağustos 2020 Salı 10:32
Bu haber 6725 kez okundu
   Yalana alışmış,  kanıksamış bir millet olduk

 “Yalana alışmış, kanıksamış bir millet olduk. Altın, dolar, Euro yine yükseldi deniyor yalan. Doğrusu altın ve döviz karşısında Türk Lirası değer kaybetti olmalı” diyen Saadet Partisi İlçe Başkanı Ahmet Şahin; “Döviz ve altın neden arttı? Heyecana gerek yok. Bu ilk değil son da olmayacak. Hele hele dünyanın sonu hiç değil. Aslında serüven merkez bankasının karşılıksız para basarak, piyasaya sürmesiyle başladı. Pesinden bankaların kısa vadede ev, araba ve ihtiyaç kredisi adı altında millete sorgusuz, sualsiz faizli para dağıtmaya başlamasıyla da netleşmiş oldu. Bu muallak durumu fırsata çevirmek isteyen, güzel ülkemin güzel insanlarının 200 bin TL'lik daireleri 300 binden, 40 bin TL'lik 2.el araçları 80 binden almaya başlamasıyla, serüvenin sonu da başlangıcı gibi belli oldu: "the end". Yani sebep ortada arkadaşlar! Karşılıksız para basarsanız paranızın değeri düşer ve devalüasyon kaçınılmaz olur. Başkaca sebep aramaya gerek yok. Hepsi bu! Gönül isterdi ki çiftçinin umudu olan fındığa, dalında verilen 22,5 TL, hasat sonu cebine girdikten sonra bu devalüasyon yaşansaydı. Yabancı ülke paralarına ve bu para ile ifade edilen ödeme araçlarına kısaca "döviz" denir. Borsa, hisse senetleri, borçlanma araçları, yatırım fonları gibi menkul değerler; petrol, altın, kahve vb. emtianın alınıp, satıldığı düzenli ve denetlenen piyasalara verilen genel bir isimdir. Değerli madenleri anlatmaya gerek yok, zaten aynel yakîn olarak hepimiz biliyoruz. Dünyada para ve değerli değişim araçları her daim canlıdır. Nefes alıp veren her canlı gibi yaşanan hadiselere refleksli bir şekilde hemen tepki verir. Akıl sahibi insanoğlu bu hareketliliği imkana çevirmek için belli tezgahlar kurar. Kimi barbar emperyal sömürü fiziki güç, kimi ise akıl gücü üretim, turizm, tarım, sanayi, teknoloji, hizmet kullanarak, piyasaları kontrolünde fırsata çevirmeye çalışır. Bu iki yolda tarih boyu istikbal için tercih edilen en net yoldur. Üçüncü bir yol ise işbirlikçiliktir ki; burada akıl kiraya verilmiştir ve irade tümden biat edilen görüşün elindedir. Üçüncü yolu tercih edenler biat edilenin ihtiyacı kadar kullanılır ve ihtiyaç görüldükten sonra bir çöp gibi dönüşüm kutusuna atılır, tarih olurlar. Yani bu zalim dünyada, ya askeri bir güç olup mafya gibi çalışanın ensesine çöküp, kazandığını elinden alıp, sömürecek ve böylece hayatta kalacaksınız ki "Allah muhafaza cehenneme kütük olursunuz". Ya da aklınızı kullanarak üretime dayalı bir düzen kuracak ve böylece tüm dünyaya Allah'ın razı olacağı yepyeni helal bir hayat sunarak, iki dünyada da cenneti yaşayacaksınız. Yani çar var. Çare; faiz ve zorba düzene karsı, üretime dayalı adil ekonomik düzeni 50 yıldır haykıran ve her iktidarında ise fikrini icraata dökmüş olan "Milli Görüş Saadet Partisi”dir” ifadelerini kullandı.

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
YAZARLAR Tümü
SON YORUMLAR
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Merzifon belediyesinin çalışmalarını başarılı buluyormusunuz ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV