banner17
16 Haziran 2021 Çarşamba

MERZİFON İÇİN ALINAN KISITLAMA KARARLARI

YAŞASIN 1 MAYIS

Belediye-İş Sendikası Şube Başkan Yardımcısı Ferhat TOPCU; "Yaşamını emeğiyle sürdürmek zorunda olanlar, Küresel salgın şartlarında fedakarca çalışmak durumunda canlarını ortaya koyanlar, Öncelikle ülkemizi ve bütün dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsü ile mücadele ederken bu mücadelenin baş kahramanları olan bütün sağlık personeli, belediye çalışanlarımız, emniyet güçlerimiz başta olmak üzere, ülkemizdeki ve dünyadaki tüm olayları kamuoyuna bildiren yazılı ve görsel basın çalışanlarımıza ve daha sayamadığımız perde arkasında yer alan çalışanlarımıza bu zor günlerde gösterdikleri özverili çalışmalar için teşekkür ediyor bu sürecin bir an önce bitmesini temenni ediyorum.Hepinize selam olsun"dedi.

29 Nisan 2021 Perşembe 09:31
Bu haber 224 kez okundu
YAŞASIN 1 MAYIS

Belediye-İş Sendikası Şube Başkan Yardımcısı Ferhat TOPCU yaptığı yazılı basın açıklamasında; "Her Yıl Ülkemizde ve bütün dünyada milyonlarca emekçinin katılımı ile alanlarda kutlanan 1 Mayıs ne yazık ki yine bütün dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Covit- 19 illetinin gölgesinde özellikle Ülkemizde de tam kapanma gibi bir uygulama içerisinde 1 mayısı kutlamaktayız. Bizler de şartların getirdiği koşullar gereğince sesimizi yazılı ve görsel olarak duyurmak zorunda kaldık.Büyük bedeller ödeyerek haklarımızı kazandık. Küresel ekonomik krizin bedelini yine çalışanlar ödemesin. Fedakarlık yine bizden beklenmesin.  Salgın her şeyi alt üst etti, durumu fırsata çevirmek isteyenler yine ortaya çıktı. Bugün her zamankinden daha fazla dayanışma içinde olmamız gerekiyor. Bugün tüm dünyada emekçiler, emeğin uğradığı haksızlıklara karşı hep birlikte sesini yükseltiyor. Tüm dünyada emekçiler, bir asır önce 8 saatlik çalışma uğruna canlarını veren emekçi kardeşlerini anarken, bugün hala birçok ülkede, benzeri çalışma koşullarının var olmasını istemiyoruz.1 Mayısta verilen mesajlar Hükümet tarafından iyi anlaşılmalıdır. Emekçilerin sefaletinin kimseye refah getirmeyeceği bilinmeli, Hükümet, emek karşıtı politikalarından bir an evvel terk ederek, taleplere kulak vermelidir. Bu çağımızın gerektirdiği bir mecburiyettir. Bu bir ihtiyaçtır.Salgın, işçi hak ve özgürlüklerine el uzatılması için “meşru” gerekçeymiş gibi görüldü. İş ve gelir güvencesi zayıflatıldı. Diğer yandan salgın dünyaya başka bir gerçeği de hatırlattı.Onlarca yıldır yok edilmeye çalışan sosyal devlet felsefesinin ve varlığının önemi iyice ortaya çıktı…Devasa boyutlara gelen işsizlik sorunu resmi verilere bile yansıdı, görünür oldu. Ama çalışır gözüken ve fakat ücretsiz izine çıkarılan milyonlarca emekçinin yaşamlarını asgari ücretin yarısı bir gelirle nasıl sürdürecekleri sorusu yanıtsız kaldı.Kısa çalışma uygulaması kapsamında olan emekçilere yapılan ödemelerin yeterli olup olmadığı sorusunun cevabı verilmedi ve fatura yine emekçiye kesildi.Kendi nam ve hesabına çalışan küçük işletmecilerin, esnafların işyerleri kapanmak zorunda kaldı. Ailenin bir haftalık mutfak masrafını dahi karşılayacağı şüpheli olan bir meblağla yapılan “yardım” yeterli olmadı.Emekçilerin büyük bir bölümü, hem salgınla hem de salgının getirdiği yoksullukla mücadelede bir başlarına kaldı.Bu durum ulus-dil-din-etnik köken ayrımı gözetmeksizin salgınının en ağır vurduğu kesimin yine emekçiler ve dar gelirler olduğunu ortaya koydu…Dünyanın tüm emekçilerinin, yaşadıkları zorluklara karşı beraberce mücadele etmeleri gerekliliğini hepimize -bir kez daha- hatırlattı.Resmi açıklamaların ötesinde, dünyanın büyük bir bölümünde işsizlik tam anlamıyla patladı; ana çalışma tarzı olması için işverenlerin uzun süreden beri çaba sarf ettiği güvencesiz istihdam iyiden iyiye kök saldı…Sendikal örgütlülüğün önemi bu olumsuz koşullarda daha iyi anlaşıldı…Sendikalı emekçilerin, örgütsüz ve kayıt dışı çalışanlara göre, salgının olumsuz etkilerinden daha az hasarla çıkma imkanına sahip oldukları görüldü.Virüsün de etkisiyle, sendikasız, örgütsüz, güvencesiz işçiler ya işsizliğe ya da yoksulluğa mahkûm oldu.Üretimle sağlanan milli gelir artışı, bunu sağlayan geniş kesimlere adaletli dağılmalıdır.Yani fakirden alıp zengine değil, zenginden alıp fakire vermeli…Sosyal devlet yeniden ve daha güçlü bir şekilde yaşama geçirilmeli…

Emekçilerin iş ve yaşam şartlarını iyileştirecek ekonomik ve sosyal politikalar öncelikle uygulanmalı, ücretli çalışanların vergi yükü düşürülmeli… 

Taşeron çalıştırma KİT’lerde tamamıyla sona erdirilmeli, geçici olarak çalışan işçiler kamuda kadroya alınmalıdır. 

Bunun için bizler şimdiye kadar verdiğimiz mücadelenin daha büyüğünü vermeye hazırız…

Son zamanlarda Merzifon Belediyemizde de gerek kısa çalışma, gerek ücretsiz izin uygulamalarına derhal son verilmeli yani kısaca Covit-19 belasının faturası biz çalışan emekçi işçilere yansıtılmamalıdır.

Ülkemizdeki güvencesiz çalışma biçimlerine; adaletsizliklere, İşsizliğe, yoksulluğa, sağlık ve eğitim hizmetlerinin paralı hale getirilmesine, sosyal devletin gün geçtikçe budanmasını istemiyoruz.

Bugün ülkemizde emekçilerin yarısı kayıt dışında çalışıyor. Ulusal İstihdam Stratejisinin emek karşıtı yaklaşımlarıyla kıdem tazminatımıza göz dikiliyor, asgari ücret bölgeselleştirilmek, esnek ve kuralsız çalışma biçimleri yaygınlaştırılmak isteniyor. Örgütlenen işçiler işten atılıyor. İş kazası adı verilen cinayetler durmak bilmiyor.

Biz sosyal adalet, eşitlik ve refah istiyoruz. Tüm çalışanlar için insan onuruna yaraşır yaşama koşulları ve sendikal haklar istiyoruz.

Toplumsal barış ve huzurun sağlanması demokratikleşme ile mümkündür. Özgürlükçü ve çoğulcu bir demokrasi için gerekli adımları ivedilikle atılmalı, uzlaşma, hoşgörü ve bir arada yaşama kültürünün geliştirilmesi için çaba gösterilmelidir.

Anayasa, katılımcı demokrasinin tüm kurum ve kurallarının sağlıklı işleyeceği bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Emekçilerin çıkarları savaşta değil barıştadır. Atatürk’ün “yurtta sulh, cihanda sulh” şiarı rehber edinilmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tüm kurumları hukuk devleti anlayışıyla hareket etmelidir.

Türkiye de Avrupa ortalamasının üstüne gelen iş kazası değil, adeta cinayet haline gelen iş kazaları önlenmeli, iş sağlığı ve güvenliği önlemleri artırılmalıdır.

Haksız işten çıkarmalar önlenmeli, İş güvencesi, işe iadeyi sağlayacak biçimde yeniden ve öncelikle düzenlenmelidir.

Kayıt dışı ekonomi, kayıt altına alınmalıdır.

Kıdem tazminatı işçiler bakımından vazgeçilmez ve tartışılmaz bir haktır. Bizlerin olmazsa olmazı olan ve asla vazgeçemeyeceğimiz kıdem tazminat fonu gene gündeme getirilmekte, bizler asla ve asla kıdem tazminatına dokunulmasını istemiyoruz. Buna el uzatılması, ortadan kaldırılması, yada daraltılması yönündeki talepler gündeme dahi getirilmemelidir.

İşsizlik fonunun amacı dışında kesinlikle kullanılmamalıdır.

Asgari ücret insan onuruna yakışır bir biçimde belirlenmelidir. Ve asgari ücret mutlaka ve mutlaka vergi dışında bırakılmalıdır.

Emekli maaşlarının insan onuruna yakışır bir hale getirilmesi ve sağlık kesintilerinin kaldırılması, emeklilerimize milli gelirden pay verilmelidir.

Esnek ve kuralsız çalışma biçimlerini yaygınlaştırma girişimlerine son verilmelidir.

Özellikle Belediyelerde çalışan belediye şirket işçileri mutlaka ve mutlaka Belediye bünyesine aktarılmalıdır.

Vergi adaletsizliği giderilmelidir.

Bizim  dileğimiz, sınıf farkı gözetmeksizin, her kesimin insanca yaşayabileceği bir adil gelir dağılımı, emeğin sömürülmediği, yoksulluğun ve açlığın kader olmadığı, alın terinin kıymetli olduğu bir dünya istiyoruz.

Daha güzel, daha çağdaş, daha demokratik, daha adaletli bir Türkiye dileğiyle hepinizin 1 Mayısını kutluyorum. Yaşasın 1 Mayıs"ifadelerini dile getirdi.

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
YAZARLAR Tümü
SON YORUMLAR
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
Merzifon belediyesinin çalışmalarını başarılı buluyormusunuz ?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
E-GAZETE
  • Haber Sistemi DEMO v5 - 08 Ekim 2011Manşeti
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV